468 reklam yeri

İLK EMİR

                               

Miladi 610 yılı…

Ramazanın on yedisi…

Pazartesi günü Nur dağından buluşuverirler…

“Göklerin ve yerin Eminleri”

“Muhammed-ül Emin” ile “Cibril-i Emin”in tarihi buluşması…

İlk emir “Oku” Hira’da yankılanır…

Efendiler efendisi heyecanlı, şaşkın…

Ne okuyacaktı ki…

Okuma bilmiyordu ki…

“Ben okuma bilmem” der Muhammed-ül Emin…

Cibril üç kez bu emri tekrarlar…

Efendiler Efendisinin her defasında cevabı “Ben okuma bilmem ki” olur.

Cibrili Emin:

“Yaratan Rabbinin adıyla oku. O ki, insanı yapışkan bir hücreden yarattı. Oku ki, O Rabbin sonsuz kerem sahibidir. Kalemle yazmayı ve insana bilmediği şeyleri öğretendir O” (Alak,1-5) ayetlerini söyleyiverir.

Efendiler Efendisi artık Allah Resûlü’dür. Semada sesler yankılanır…

“Ya Muhammed. Sen Allah’ın Resûlüsün, ben de Cibril’im…

Anlaşılan bu emir sıradan bir okuma emri değil…

Okumak, sadece yazılı metinleri okumaktan ibaret değil ki zaten…

İnsanın kendi dünyasına doğru yolculuğu, kendisini okumak değil midir?

Allah’ı anlatan bin bir delil var kâinatta…

Bu delillerden yola koyularak yaratıcıya varmak bir okuma değil midir?

Sanattan sanatçıya varabilmek, huzurundan elpençe durmak en güzel okuma değil midir?… Cibril-i Emin’in ilk emri bunları kastetmiş olabileceği gibi,

Bundan böyle peyder pey inecek Allah kelamının tekrar tekrar okunup anlaşılmasına yönelik bir emir de olabilir…

Nasıl bir okumanın olması gerektiğinin ipuçları ilk emirde saklı…

İnsanı düşünmeye…

Aklını kullanmaya…

Kalemi kullanmaya…

Bilimin ışığında kendini kâinatı gözlemlemeye…

Kendini keşfetmeye… Bir çağrı.

Kişiyi, Allah adına alıp

Allah adına verip

Allah adına hareket etmeye davet eden bir emirdir, bu ilk emir aslında…

Din ile ilmin izdivacıdır bu ilk emir…

Cehaletten kurtulmanın yoludur, bu emir…

Cehl-i mürekkep olmamaya yönelik bir uyarıdır, bu emir…

Yunus yüzyıllar sonra bu emri,

“İlim ilim bilmektir.

İlim kendin bilmektir.

Sen kendini bilmezsen

Bu nice okumaktır” diye tercüme eder…

Necip Fazıl ise;

“Seni aramam için beni uzağa attın.

Âlemi benim, beni kendin için yarattın”

Ve

“Anladım işi, sanat Allah’ı aramakmış;

Marifet bu, gerisi yalnız çelik-çomakmış…” diye ifade eder.

Kategori: Malatya Güncel