Neyse ey yârenler proğram gözeldi. Bir örneg teşğil etti. Gem gözel bir çığır açsa ondan sonra o çığırdan gidenlerin alacağı sevap ğadar sevap çığırı ilk açanada gider diyi derin hocalarımız… Enşallah ööle olur…
Selam ve hörmetlerimi arzederek bu haftaki lakırtılarıma başlamağ istiyim ey yârenler!
Möbarek yevm-i Cuma çarşıya Teze camide möbarek Cuma namazını eda etmek eçin endim. Ayemler eyi, güneş de ensanı gızdırıyi artık. Ufağ ufağ adımlarla Teze camiye doğru yol alırken daha sala bile oğunmamıştı. Ben de ağırdan aldım, çarşı pazarı seyrederek gidiydim ki yoruldum biraz. Emegliler parğında biraz nefes almağ için oturdum ki bi bağtım ta çocuğluğtan beri mahalleden tanıdığım yârenlerimden biri selam verdi ve yanıma ilişiverdi. Hoş beş edip hal hatır sorduğtan sonra bana “Agâh Efendi hayrola nereye bööle? Yoğsa öniversiteye mi gidiyin” deye sorunca gayri ihtiyari ben de “yahu sen bizi ne zannettin. Bu sinden sonra bezim öniversitede ne işimiz olur. Evet, doğru oğuma yazmayı severim amma her şeyin de bir zamanı var… Bu gün yevm-i Cuma? Yevm-i cumada teze camiye inip namazı orda ğılmak adettendir. Bez şemdi bu sinden sonra ancak onutulmaya yöz tutmuş adetleri yaşatsağ yeter bize. Başğa ne edebiliriz ki?” dediğimde yârenim bir estağfirullah çekti ve laf vermeye başladı…
“Yoğ Agâh Bey! Ben sizin bildiğinizi sanidim. Size yoğsa davet gelmedi mi? Unutmuşlar mı aceb çağalar? Yoğsa zat-ı âlinize de davet gelmemiş ise bular kemi davet etmişler ki?” deyince gayri ihtiyari tabi estağfirullah çektim. Bez kim davet edilmek kem yani? Amma velâkin tabiî ki merağımı da çekmedi desem yalan olur yani? Ne daveti aceb?
Ben daha sormaya durmadan bizim yâren laf vermeye devam etti…
“Efendim Malatya Araştırmalar vağfı mı derneğimi bilmiyim eşte tam da, ama eşte bir örgüt iki Malatya Sevdalısını Anma Töreni yapmış. Program da bu gön Cuma namazından sonra öniversitede. Ben zannettim ki zat-ı âlinizde oraya davetlisiniz de otobös beklisiniz.”
“Yoğ evlad, doğru bendeniz bir davet aldım amma bu o davet degil. Bendeniz bezleri yoğtan vareden zat-ı zülcelalin davetine ecabet etmeğ eçin evden çığtım. Bağtım daha vağit çoğ bir çarşı pazarı gezeyim dedim ve burada da bir teşehhüd miğtarı nefes almağ eçin oturdum aha ğalğacağtım ki bi bağtım sez geldiniz. Bötön mesele bundan ibaret. Peki gem bu eki Malatya sevdalısı aceb? Diye sual ettiğimde yêrenim.
“Geçen sene rahmeti rahmana ğavuşmuş gemikleri nur eçinde ola rahmetli Ahmet Şentürk ile Höseyin Çolağ merhumları” dedi.
Bu eki esmi duyunca bırnımın gemikleri sızladı, gözlerim yaşardı. Hağğatten emekleri çoğ geçti bu şehre. Bendenizin birebir çoğ yârenliğim olmadı gendileriyle amma çoğ faydalandığ gitaplarından… Bizim de hani elimiz ğalem tuttuğundan dolayı gizliden gizliye de tağip ederdiğ. Amma fani dönya eşte… Hayatta eken ğıymetleri bilinmiyi böle insanların amma vefatından sonra yoğ şööle idi rahmetli bööle idi diyik… Nidesin, gendileri duymadığtan sonra… Amma gene de çoğ sevindim bööle bir proğrama…
Ne de olsa bir vefa göstermişler… Sevindim bööle bir işe… Ve dahi bu gözel hezmeti yaban ğadirsinaş dostlarına da teşekkör etmeğ lazım…
Ve dönüp yârenime dedim ki “adetim degil davetsiz yere getmeye amma velakin şemdi dostlar bööle bir ğadirsinaşlığ yapmışlar bezede gidmeg döşer… Böyöklük bizde ğalsın yani… Belki eşin telaşından bezler ağıllarına gelmemişizdiriz. Bu eşte ğasıt yoğ diye döşiniyim. İsterseniz Cuma namazımızı eda ettigten sonra zat-ı âlilerinizle birlikte gidek, siz bize yârenlik edersiniz olmaz mı?” dedim…
“Hay hay… “dedi yârenim ve cumadan sonra emegliler pargında buluşmağ özere ayrıldık. Allah ğabul etsin namazdan sonra yârenimle buluşup eski gönleri yad ede ede, mahalleden, cegetten, hocadan, megtepten, eşte ne bileyim torundan tosundan ğonşa ğonuşa vardığ proğram yerine…
Kemal Deniz Ğardaşımız ğonuşidi… Ardından digerleri… Hepsi rahmetliyi hayırla yad edilerdi… Ölülerin arkasından hayırla ğonuşmak hem dinen bir vecibe, hem de adettendir. Ama bir dil ucuyla “Allah merhuma rahmet eylesin” demeg var bi de gönülden demek var… Demeden demeye de farğ var yani…
Neyse ey yârenler proğram gözeldi. Bir örneg teşğil etti. Gem gözel bir çığır açsa ondan sonra o çığırdan gidenlerin alacağı sevap ğadar sevap çığırı ilk açanada gider diyi derin hocalarımız… Enşallah ööle olur…
Bağınız her şey gözeldi amma bezim gibi belli bir sinden sonraki heriflerin sabrını zorlayacağ ğadar uzatıldı… Bu gözel olmadı…
Şemdi belgi diyeceksiniz “bu ğadar ğusur ğadı ğızında da olur” Hağlısınız amma ben hani başğa bir defa daha olunca bööle olmasın demeğ eçin diyim yoğsa bir ğastım yoğ yani…
Neyse ey yârenler gözel gözeldir… Gözeli tağdir etmeğ lazım ki çoğalsın… Bendeniz bizzat davet edilmemiş olsam da, başta Kemal Deniz evladımızı ve dahi töm emeği geçenleri ğutlarım… Zat-ı zülcelal sayılarını mesrur, amellini mağbul eylesin emi…