“Krizleri seviyor” “krizden medet ummak” sağlıklı bir bireyin, toplumun, milletin ruh haleti değildir…
Hele krizlerle iftihar etmek akıl ve vicdan sahibi olan hiç kimsenin işi ol(a)maz.
Ama ne yaparsınız ki, hani derler ya, “huyum kurusun ben buyum işte… Seveceksen böyle sev…”
Ülkemiz de krizleri çok seviyor galiba…
SİYASETİN DİL VE GELİNEN NOKTA
Tenkit ve eleştirirlerde iki şey aranmalı.
Birincisi, samimiyet,
İkincisi de, terbiye-edep.
Bu yıl “mübarek ramazan bayramı yaklaştı” “bayramın arefesindeyiz” “bin aydan hayırlı Kadir Gecesinin bulunduğu günlerdeyiz”… vs. gibi haberlerden ziyade “ Referandum için son on gün…” son sekiz gün…” … gibi haberler görmekteyiz.
Bayram referandumun gölgesinde kaldı, kalıyor…
“Bunu hak ediyor mu? Dersiniz…
Bana sorarsanız “Evet” derim…
Gazze’ye yapılan insanlık dışı saldırı sonrasında İsrail’in Türkiye’de bulunan vatandaşlarını hemen ülkeye dönmelerine yönelik çağrıda bulunması, işin doğrusu kendi ruh haletlerini, karakterlerini, psikolojilerini gösterme adına çok manidardır…